23 Kasım 2014 Pazar

Günde 3 litre Su ile 10 Yaş Gençlik


Çok şükür, hem "aç kurt" sendromu, hem de karbonhidrat ataklarından kurtuldum. Ancak olan oldu, maalesef! Ve şu benim "HAYAT İKSİRİ" bana artık çok fazla "HAYAT" vermeye başladı! Öyle bir şiştim ki!


"Su'yun gücü adına!"'dan yardım almam gerek de, bir türlü su içme durum haline giremiyorum; 3 litrenin yanından bile geçemiyorum. "Su Hayattır!" yazımı okudukça da SAĞLIKLI BİR YAŞAM TARZI'nın ilk ve en önemli konusunu nasıl unutabiliyorum anlamıyorum! Deli olacağım! Olmadı, kafa atacağım!

Sular içinde kalasın, e mi Bikini! :-p :-D








Derken, İngiliz Daily Mail gazetesinin muhabiri Sarah Smith'in sadece 1 ayda, günde 3 litre su içerek 10 yaş nasıl gençleştiğini anlatan makalesine rastladım.

Hikaye, Sarah'ın yıllardır çektiği migren ağrılarından dolayı nöroloğunun ve yaşadığı sindirim problemlerinden dolayı da diyetisyeninin, ikisinin de aynı anda, ona günde 3 litre su içmesini önermesiyle başlar.

Gazetecilik ruhuyla kendi üzerinde bir deney yapmaya karar verir. Tam 30 gün boyunca günde 3 litre su içecek, tecrübe ve deneyimlerini not edecektir. Bir de yüzünün fotoğrafını çeker ve 30 günün sonunda da bir yenisini. Sonuçlar mucize gibidir. Kendi bile inanamaz: "42 yaşındayım, ama ilk fotoğrafta 52 gibi görünüyorum. Şoktayım!"




Kaynak: Daily Mail


Baş ağrıları ve sindirim sorunları, daha ilk haftanın sonunda, kendiliğinden yok olurken, 4 haftanın sonunda cildi muazzam canlanmış; kendi değimiyle "yeniden doğmuş"'tur. Yenilenmiş. Işıltıya kavuşmuş. Lekeler ile birlikte çizgiler de hafiflerken, cilt yeniden elastikiyet kazanmıştır.

Dahası var! Hem de neler!

İlk haftada, yeniden sabah yogasını yapma gücünü bulur.
Bu kadar su ile karnının şişeceğini düşünürken, 2 haftada düzleşmeye başladığını görür. Eşinin dediğine göre de, selülitler kaybolmaya başlamıştır.

Üçüncü haftanın sonunda, sabahları uyandığında gözlerini ovuşturmayı bıraktığını anlatır. Gözlerdeki kuruluk yok olmuştur. Göz kapaklarının esnekliği artmıştır. 
Sürekli seyahat halinde olduğundan, artık o kadar da yorgun hissetmeyip, uzun bir yolculuktan sonra bile işine odaklanabiliyordur
Açlık ile susuzluk arasında farkı artık öğrenmiştir.

Ve dördüncü hafta sonunda, "Cildim bebek gibi oldu." derken, "Beslenmemde herhangi bir şeyi değiştirmemiş olmama rağmen çok daha sağlıklı, daha enerjik ve daha ince hissediyorum." diye ekliyor. 4 haftada belden 2.5 cm vermiştir.


Bakınız, zati, akıllı su filtre markalarından biri de olayı Infographic'e dökmüş:





E şimdi ben bu gazla "30 günlük bir su içme Challange"'ına başlamaz mıyım? Belden 2.5 cm diyor hatun!



Jennifer Aniston



Sarah ablamızın deneyimlerinden aldığım tüyolar ile Günde 3 litre Su içme, içebilme Kuralları şöyle:



1. Sabah uyanır uyanmaz su içilecek! Her iş gibi, buna da sabahtan başlamazsan olmuyor! Bir de limonlu su olursa, ılık, değmeyin güzelliğime.



2. Su şişesi yanı başından eksik edilmeyecek. Adımsayarım gibi, gerçi adımlar pek bir vahim ya şu ara, boynuma şişe mi assam?!

3. Aşka getirecek su şişeleri çok etkili! Malum, aşk insana her şeyi yaptırır! Gisele ikoncanımızın yanından ayırmadığı, bkr şişelerini birileri memlekete getirse ya! 



Gisele Bündchen


Gisele Bündchen

Neyse, o olana kadar, evdeki ve ofis masamdaki litrelik cam şişelerimin üzerine şirinleştirici kalpler çizeyim. Şu cam kalemlerinden alayım.

Kırılmaması için kalbini şişeye saklamaya
karar veren bir kızın hikayesi

4. Yemek yemeyi, hatta atıştırmayı bile hak etmek için, önce su içilecek. Su içmeden herhangi bir şey yenmeyecek!


5. Kafein, alkol, diüretiktir, amman. Oldu ya içtin, 2 katı kadar su içmek lazım gelir.

6. Gün, hakkettiği kutlamaya yakışır, su ile tamamlanacak! Elma sirkelisi cana can katacak!



Şuraya bir de tablomuzu ekleyelim:








Ben bir 20'li yaşlarıma döneyim; sonları oluyor gerçi ya, hatta pek bir sonu ya, olsun; geliyorum. :-) ;-)






10 Kasım 2014 Pazartesi

10 Adımda Kış Günü Zayıflamanın Formülü


Sürekli açım. Kurt var içimde resmen. Bir değil, bir sürü; kurt sürüsü!
O kadar acıkıyorum ki, yemezsem, şekerim düşüyor, elim ayağım titriyor, bayılacak gibi oluyorum. Başıma ağrılar giriyor. Hipoglisemi yeniden hortladı sanki.
Sağlıklı beslenmeye vereyim bolca kendimi diyorum ama gözüm karbonhidrattan başka bir şey görmüyor ki. Bir kazan dolusu Spaghetti yapasım ve sosu üzerine dökerken kendimi de içine bırakasım var. Hayır, yapmadım değil; hem de gece gece!





Kurtlar makarna mı seviyor? Anlamadım ki?!!!!!




Olağanüstü çabalarla tüm bu yeme ataklarına dayandım ve o gün mide gurultuları içinde bitap düştüm, bayıldım, uyudum kaldım diyelim. Yine olmuyor ve kilo gittikçe artıyooooooorrrrrrr...


İMDAAAAAAATTTTTTTT!!!







Tamam! Sakin! Derin nefes! Ommmmmm...

Kış çok erken geldi bu sene! Ya da bana öyle geldi. Soğuk!
Saatler kış uygulamasına da döndü! İşten çıkışta gün ışığı hikaye oldu artık. Geçen hafta, hava gündüzleri de kapkaraydı zaten. E, göz güneşi görmeyince fırladı bizim melatonin. Kurt gibi aç olmanın sebebi bu yüzden!

Düşük seviyede güneş ışığıyla oluşan "kış hüznü", "D Vitamini Devrimi" kitabının yazarı Dr. Soram Khasla anlatımıyla, depresyona, kaygı, hipotiroidizm, hipoglisemi, monomükleoz, viral enfeksiyonlar gibi hastalıklara ve aşırı yeme bozukluğuna sebep oluyor.

Bir de yağmurdur, çamurdur, soğuktur eklenince, yani yazın bize verdiği o sere serpe olamama durum hali ile, serotonin tamamen diplerde. Çılgın karbonhidrat ataklarının hepsinin sebebi bundan.

D Vitamin'i eksikliği dolayısıyla doruklarda. Aynı sağlıklı beslenmene de devam etsen, yağların bedene tutunup kalma ve çoğalma sebebi bu "D"'sizlikten.

Bir de üzerine kış uyuşukluğu da eklenince...

De, "Adım atmaya halim yok", yemek yemeye halin var yani!!!




Bu gidişata dur demenin zamanı çoktan geldi!



1. Uyku:
Kış günü insanoğlunun daha fazla uykuya ihtiyacı falan yoktur, bu doğrudur. Amma ve lakin, 23:00 öncesi uykuya dalmış olmak ve o 8 saatlik günlük uykuyu almak, her şeyler ile baş etmek için daha da elzem şimdi. "Çıtır Oluyorum" rutini gerçekten işe yarıyor. Bir de uyku günlüğü tutmaya başladım, Sleep Cycle App ile. Ve alarmı, tam da uykunun hafif olduğu saniyelerde çalıyor, kolayca uyanıyorsun.


2. Sabah Güneşi:
Uyanır uyanmaz, çıkar kafayı camdan balkondan dışarı. Beyne "uyandım ben, durdur şu melatonini" demenin en şahane yolu, göze ve tene gün ışığının değmesi. Güneş ışınıyla direk temas kurmak gerekiyor, arada saydam cam bile işi bozuyor. Da, kış günü, hem de sabah sabah bul bulabilirsen o yaşam kaynağı, güneşi. Sahtesi ile beyni kandırmacalara girişmek lazım gelir. Güçlü gün ışığı ampulleri bu işe yardımcı olur.
Limonlu suyu mutlaka içmeli; beyni de bedeni de şahanesiyle uyandırır. Kafeinden bile daha etkilidir. Soğuk kış günlerinde ılık hatta biraz daha sıcak suya taze limon sıkmak, beden ısısını da normale yükseltir. 
Üzerine bir de "İncelten" cinsten Sabah Yogası ile oksijeni tüm bedene aldık mı, güneş tüm hücrelere ulaşır, bedene güneş doğar böylece.

3. D Vitamini:
Güneş ışığı olmayınca, D Vitamini de yok anlamına geliyor. Araştırdıkça öğrendim ki, "Kış günü Zayıflamanın Yolu" yazımda sıraladığım D Vitamini zengini yiyecekler, günlük ihtiyacımızı almaya yetmezmiş. "Günde 200 yumurta yiyemeyeceğimize göre, sadece besinlerle D Vitamini ihtiyacını karşılamamız imkansız." der Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ve ekler "Tatil boyunca 20 gün güneşlendiniz diyelim, toplam 100,000 ünite D Vitamini rezervi ile eve dönüyorsunuz. Günde 5,000 üniteden ayda ortalama 150,000 üniteye ihtiyacınız olduğuna göre, bu stok çok kısa sürede tükenecektir." Yani kış günü D Vitamini desteği almak şart demek ki.

 


4. Balık Yağı:
Sadece "Mutluluğun förmülü" için değil D Vitamininin çözünmesi için de mutlaka Balık Yağından destek almak lazım gelir.

5. Sıcak Tut Kendini:
Soğuk kış şartları gerçekten insanı rahatsız edecek kadar moral bozabiliyor. Dışarı çıkasın gelmiyor, hareket bile edesin olmuyor.
Öncelikle sıcak tutacak giyecekleri tercih etmek iyi bir çözüm. Marks&Spencer'dan aldığım Thermal atlet ve çoraplar şahane işe yarıyor. Nike Dry-FIT Wool serisi de soğuk günlerde yürüyüşler için süper.
Acı pul biber, taze zencefil, tarçın, badem ve ceviz gibi bedeni içten ısıtan yiyeceklerden de yararlanmalı.
Kış deyince çorba en başta gelir elbette. De, unu ve pirinci katmasalar keşke. Zira, bu zehirli karbonhidratlar, beden ısısını da düşürür ve morali de bozarmış ya!


 

 
6. Su:
Kışın en eksik kalan şey de bu. İçmiyoruz. Üşüyeceğini düşündüğünden belki ya da susamadığından. Ama, "susamak" denen ihtiyacı artık biz insanoğlu algılamıyoruz ki! Zorlamak ve zorlamak lazım gelir su içmeyi. Üşüyorsan da ılık iç, içini de ısıtır. Yok illa, kış psikolojisinden dolayı çay kahveye dadanıyorsan da Alkali damlası kullan yani. Tarçın çubuğu, limon da yakışır hani. Sıcak suya taze zencefil ve limon da güzel olur sanki!

7. Serotonin:
Sadece mutluluk değil, canlılık, zindelik ve enerji veren, serotonine ihtiyaç var. Serotonin yükselten yiyecekleri sıraladığım ""İmdat PMS"'ye Son!" yazıma, akşam işten çıkmadan serotonin yüksek protein öğünü de eklemek çok önemli.

8. Aktif Ol:
Akşamları yürüyüşler tamamen kaldı. Karanlıkta insanın yürüyüş yapası gelmiyor. Bir tedirginlik oluyor illa. Yağmr çamur da eklenince öğle yemeğinden sonraki mini yürüyüşler de kalıyor, gün içinde atılan adım sayısı 2,000'i aşmıyor. Bahanemiz çok yani. Gazelle Freestyle'ın var şeker, çıkar kur salona; hatta tam ortasına. Ayrıca, çat kapı gelen misafirin de olsa, ne olacak yani. Çay kahve çekirdek yerine, birlikte güzelce yürünür işte. Olmuşken tam olsun; yoga matını da sereyim şöyle Gazelle'in yanına. Buyurunuz size özel Gym Merkezi.
Hem sen artık gün içinde aktifleşsen fena olmayacak. Dış fırçalarken toto hareketleri, trafikte kol çalışmaları, merdivenlerin hepsi senin, ofis sandalyesi bir karın kası yapma yeri. İşte şu!

9. Hedef Belirle:
Anlaşıldı, Sahilde Yapılacak Harekeler hiç bir işe yaramıyor kış günü. E malum yaz çok uzak. Şimdilik!!! Hem bir de buz gibidir şimdi deniz. Brrrrrrrr...
Bu kış, diyorum, bir deri pantolon yakışır hani. Di mi?



Şu tür fotoğraflar da çekeriz yani:
 


Yılbaşına da kalmış 50 gün ki. De haydi! ;-)


10. Takipte Kal:
Hedefin tamam. Yapılacaklar belirlendi. Kendini takibe almazsan, gün be gün, unutur gidersin hepsini. Haftalık takvimler ve tablolar üzerinde gelişimini takip etmek, kendine "afferin"'ler vermek odaklanmanın en büyük yardımcısı. Başarı da, o odaklanmanın neticesi.


 

2015'e girerim, ışıltılar içinde, deri deri! :-)






27 Ekim 2014 Pazartesi

CHICK olacağım! :-p


Ant içtim Tavuk olacağım! Malum, küçükken "erken yatmak" hepimizin dalga geçtiği bir şeydi. Öyle ya, "Erken yatmak bebeklerin işi!". Aferin hepimize! İyi halt ettik! Şimdi erken yatma alışkanlığı geliştirmek için debelen dur!

Erken yatana tavuk, çok çalışana inek, aklını kullanana çakal.. Oysa, büyüyünce anlıyoruz ki, bu çılgın "yeni düzen" hayatta, çakaaaaalll olabilmek için önce tavuk, sonra da inek olmak lazım geliyor!

Yaw, halbuki, Amerikan Eğitim Sistemi ile büyüyoruz çoğumuz. (Memlekette "sistem" diye bir şey hiçbir alanda geliştirilemediğinden, "şanslı" çocukların gidebildiği okullardan bahsediyorum!!! Daha da şanslılar, bunu üniversite hatta yüksek lisansa kadar sürdürebiliyor. Amerikan Muhasebe sistemi öğreniliyor, İş Hukuku da İngilizce terimlerle! Memleket iş hayatı Türkçe anlamayan möhem #BeyazYakalı 'lar ile dolu şimdi!)

Demem o ki, Amerikanca'da, "chicken"'dan türetilen "chick", "çıtır" demek! "Tavuk gibi erkenden uyursan, ÇITIR olursun" manasında! :-p :-D






"Chick Lit" yani "Çıtır Edebiyatı", hepimizin hastası olduğu, kozmopolit kadının sorunlarını şahanesiyle ve eğlencesiyle konu eden, tüm kitaplar Bestseller değil mi, zira!

En sevdiklerim arasında:
  • Bridget Jones's Diary  
  • Sex and the City 
  • The Carrie Diaries 
  • The Devil wears Prada 
  • Shopaholic'in hepsi 
  • Eat, Pray, Love 
  • Sushi for Beginners 
  • The Help hatta 
  • Elbette Gossip Girl 
  • Ve şimdilerde Geek Girl 





Evet, ant içtim, Tavuk, hatta Chick, velhasıl Çıtır olacağım! Peh!

De, kolay olmuyor işte! 
Aslında şahanesiyle, Charles Duhigg amcamızın "Alışkanlıkların Gücü"  kitabındaki, kötü alışkanlığı iyiye çevirme stratejilerini de hazırlamıştım ("Pembe Rüyalar" yazımda):

  1. Rutin tanımlandı.
  2. Ödüller denendi: "Daha fazla yaşamak!" da bu uzun vadeli olduğundan, pek işe yaramıyor gibi. "Chick olmak!" daha etkili sanki. ;-)
  3. İşareti belirle: Alarmlar kuruldu.
  4. Plan yap: Geleneksel bir Bikini tablosu yapmakta fayda var. Ay dur, bir de 5,000 adım ekleyeyim; yeniden günlük 10,000 adımlara başlangıç olsun. ;-)




Da, vazgeçmeden, yeni yeniden, her gün inatla niyetlenmek lazım geliyor.
Evelallah, bunu da yapacağız!

Hem, Relax çayı eşliğinde, şahanesiyle konuya odaklayacak ve motive edecek bir de kitap buldum: Uykuya zamanında gidemediğinden, bir türlü Sabah İnsanı olamayan bir kadının, Laura Vanderkam, bu yolda girdiği araştırmaları içeren yapıtı . Bu arada, hatunun kendi web sayfası da şahane. Yeni ebook'ları da var. http://lauravanderkam.com takipte kalına!



E amanın, saat 00:49 olmuş!!! 
Ama şekerim, zaten tüm diyetler pazartesi başlamıyor muydu?! :-D :-p







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...